Bir yanda Cunda (Alibey) Adası, diğer yanda Bozcaada.
Egemizin ve ülkemizin önde gelen turizm merkezlerinden ikisi. Yerli turizm denince insanların aklına gelen ilk yerlerden olan güzel adalarımız.
Her iki adamızın ayrı ayrı tarihleri, kültürleri, mimarileri var ve her iki adamız da ayrı ayrı, uzun uzadıya anlatılmayı hak ediyorlar. Kimseye haksızlık etmiş de olmayalım. Ülkemizde bu konuda gereken özen de gösterilmiş durumda. Bu özel adalarımız gerek sözlü gerekse de yazılı olarak hak ettikleri değeri görüyorlar.
Ben bu yazımda Cunda Adasını ve Bozcaada'yı kendi çerçevemden değerlendirip ufak karşılaştırmalar yapma niyetindeyim. Sözünü ettiğim karşılaştırmaları metodolojik olarak değil yazının doğal akışında, sözü geldiği yerde yapacağım. Sonuçta bu yazı akademik bir makale değil, gezi yazısı.
Karşılaştırmaya ulaşımla başlamak istiyorum. Öncelikle Cunda Adasına ulaşım Bozcaada'ya göre daha kolay. Ada, ana karaya küçük bir köprüyle bağlı. Hatta bu köprünün girişinde "Türkiye'nin İlk Boğaz Köprüsü" tabelası bile var. Cunda Adası, ana karaya köprüyle bağlı olduğu için adaya arabayla ulaşım rahatlıkla sağlanabiliyor. Adanın köprüyle ana karaya bağlandığı bölümünün diğer ucunda Cunda Adasının en işlek ve merkezi yeri var. Balık restoranlarının, balıkçı teknelerinin olduğu yer. Buradan da yine Ayvalık'a vapurlar kalkıyor. Vapurların ne kadar sürede Ayvalık'a geçtiğini tam olarak bilmiyorum.
Bozcaada ise bu konuda daha sıkıntılı. Bozcaada'ya ulaşım Geyikli'den kalkan arabalı vapurlarla sağlanıyor. Arabalı vapurun yolculuk süresi yaklaşık 30-35 dakika. Geyikli'den vapura binişte bu yıl itibariyle binek otomobil için 185 TL gibi bir ücret söz konusu. Vapura biniş için sıraya girmeden önce üzerinizde yeteri kadar nakit para olduğundan emin olmalısınız. Çünkü gişelerde yalnızca nakit para geçerli ve kartla ödeme alınmıyor. Bozcaada'dan dönüşteyse para alınmıyor. Dönüş için belirtmem gereken bir diğer husus da, internetten randevu alma gerekliliği. Bozcaada'dan dönüşte arabalı vapura binmek için önceden, bineceğiniz arabalı vapura randevu almanız gerekiyor. Gerçi ben erken gittiğim için randevu aldığım vapurdan yarım saat önceki vapura bindim ve bilet kontrolü yapılmadığı için kimse bir şey sormadı ve demedi. Bir kereliğine böyle mi denk geldi yoksa internet randevusu denen şey formaliteden ibaret mi bilemiyorum.
Ayrıca; Cunda Adasının bir diğer üstünlüğü Ayvalık gibi büyük bir ilçeye komşu olduğu için Hastane, Devlet Kurumları gibi yerlere ulaşımın kolaylığı. İşte Bozcaada'nın belki de en olumsuz yönü burası. Çünkü Bozcaada'da bir hastane yok. Yalnızca Toplum Sağlığı Merkezi var. Bu Toplum Sağlığı Merkezinin 24 saat usulüne göre çalıştığı söyleniyor ama acil durumda hiçbir müdahale yapamıyorlar. Çok ciddi ya da kanamalı durumların dışında da ambulansla hastanelere sevk sağlanmıyor, kendi olanaklarınızla hastaneye gitmeniz gerektiği söyleniyor. En yakın hastane de arabalı vapurdan sonra yaklaşık 30 dakikalık mesafede, Çanakkale'deymiş. Gece saatinde vapur olmadığı için karşıya nasıl geçeceğiniz de ayrı bir muamma.
Bir de; ada içindeki ulaşım konusuna değineceğim. Bu konuda da Bozcaada diğerine nispetle önde diyebilirim. Bozcaada'da adanın merkezi diyebileceğimiz iskele çevresine araba girişi sınırlı. Vapura binmeyecekseniz ve biniş saatiniz gelmediyse arabanızla merkeze giremiyorsunuz. Zaten merkez dediğimiz yer ufak olduğundan ve dar sokaklardan ibaret bulunduğundan arabalara yasak olması isabetli bir durum. Bozcaada'nın uzak köşelerinden merkeze arabayla geldiğinizde yasaklı bölgenin başladığı yerde iki tane Jandarma otoparkı var. Bu otoparklar ücretsiz ve buralarda boş yer bulmanız genelde mümkün.
Cunda Adasında ise adaya bağlantı sağlanan köprü adanın uzak tarafında olduğu için merkeze yürüyerek gitmek pek mümkün değil. Merkezin bulunduğu yerde özellikle akşamları park yeri bulmak imkansız. Ancak; yukarıdan merkeze kadar sağlı sollu birçok ücretli otopark var. Otopark sorununu bu şekilde çözebilirsiniz.
Bir diğer karşılaştırmayı mimari yönden yapacağım.
Bu konuda Bozcaada hiç tereddütsüz Cunda'dan fersah fersah önde. Cunda'nın da kendine özgü bir mimarisi, bir dokusu var ama bu dokuyu hem adanın merkezinde hem de genelinde gözlemek pek mümkün değil. Her bir bina kendi başına, bir bütünlük yok.
Bozcaada ise tümden tarihi bir mimariye, kültüre sahip. Bozcaada'nın merkezi bozulmamış bir tarihi kimlik taşıyor. Bozcaada'nın yüksek yerlerine çıkıp iskele ve kale tarafına baktığınızda bu çok açık bir şekilde ayağınızın altına seriliyor. Merkezden uzak bölümleri ise bağ evleri ve şık otellerle dolu. Hatta Bozcaada'yı iskeleden içeriye doğru uzanan ana cadde deyim yerindeyse ortadan ikiye bölüyor. İskelenin sağ tarafında kalan bölüm Rum mahallesi, sol tarafında kalan bölümse Türk Mahallesi. Bu ayrım evlerin mimarisine, sokaklara bile yansımış durumda. Rum mahallesinde bulunan evler genel olarak daha tarihi, daha ince işçilik ürünü ve tekil yapılar. Türk Mahallesindeki evlerse daha sade ve komşuluğa elverişli olarak inşa edilmiş ve içiçe yerleşmiş durumda.
Cunda'da ise böylesi bir bütünlük, tutarlılık olmadığı gibi, yeni yapılan binalar ve inşaatlar nedeniyle ana caddelerde dahi kaldırım eksikliği var. Yollar toz, toprak içinde. Güzel yapılar, oteller yok mu? Elbette var ama adanın genelinde var olan peyzaj, düzenleme eksikliği yadsınamayacak boyutta.
Olmazsa olmaz konulardan birine geldik. Yeme-İçme.
Her iki yerin de ada olmasından mütevellit balık kültürü yerleşik. Hoş, bunu söylemeye bile gerek yok. Bozcaada'nın ünlü damla sakızlı kurabiyelerini birçok fırından gönül rahatlığıyla alabilirsiniz. Kurabiyeler yalnızca damla sakızlı değil, birçok çeşitte üretiliyor. Kurabiye hayranı biri olmadığım için müdavimi olduğum yiyitten söz etmek istiyorum. İzmir Bomba.
İzmir Bomba çok basit ama bir o kadar lezzetli bir tatlı. İçi çikolata dolu, dışı hamurla kaplı bir lezzet şöleni. Yoğun tatlar seven, tatlıyı sıcak yemeyi tercih eden ve çikolata tutkunlarının bayılacağı türden bir tatlı. Sıcak hamura attığınız ilk ısırıkla akışkan çikolatanın verdiği haz inanılmaz. Diş hassasiyeti olanlar yerken dikkat etsin. Çikolatanın eşsiz lezzeti dişinize ağrı olarak yansıyabilir. :) İzmir Bomba'yı İzmir'de yapan yer bile görmedim ama gerek Bozcaada'da Hemşin Pastanesi ve gerekse de Eskişehir'de Atlantik Pastanelerinde İzmir Bomba'yla karşılaştım. Hemşin Pastanesinin İzmir Bombasını tek geçerim.
Cunda Adası Ayvalık'a komşu olduğu için doğal olarak Ayvalık Tostu açısından zengin. Çok güzel Ayvalık Tostu yenilebilecek yerler var. Cunda Adasının bir de damla sakızlı dondurmasını beğendiğimi söyleyebilirim.
Geldik iklime. Cunda Adası Bozcaada'ya göre daha sıcak. Bozcaada ise herkesçe bilindiği üzere bitmek tükenmek bilmeyen bir rüzgara sahip. Bozcaada'da hakim rüzgar poyraz. Bu poyraz adayı hep serin kılıyor. Kimilerine göre bu durum Bozcaada'nın en güzel yönü. Doğrusu ben de Bozcaada'nın rüzgarının müdavimi oldum diyebilirim.

















