4 Ocak 2016 Pazartesi

Anadolu İnsanının Tevekkül Derecesi

     Bir akşam Meslek Kuruluşumuzun Tünel'de bulunan binasında verilen ücretsiz İngilizce eğitiminde, sürekli derslere giren öğretici üstat meslektaşımız dersin konusu dışında yaptığımız genel sohbette bir söz etti. Dedi ki;
     "Benim annem kanser olsa, ölümün kıyısında olsa bütün kirli yolları denerim. Ona para bulmak için, onun iyi olması için her şeyi yaparım."
     Bu sözü ilkelerden, erdemden konuşurken etti. İlk başta bakıldığında, bu sözü cesaret gerektiren, dürüst bir söz olarak düşündüm ve içten içe üstat meslektaşımızı kutladım. Ancak, bu sözün üzerine biraz daha düşündüğümde ilk anki düşüncelerimden çok değişik yerlere vardım.
     Bir kişinin sevdiğinin iyileşmesi, onun iyiliği için her şeyi yapması, yapabileceğini söylemesi doğru mu? Doğru ise ne kadar, nereye kadar doğru? Eğer değilse neden değil? Bu soru bize sorulsa belki de birçoğumuz "Elbette anam, babam için her şeyi yaparım. Onlar için her şeyden vazgeçerim." diyecektir. Gel gelelim, yukarıda da değindiğim gibi bu durumun çok başka bir yönü var.
     İşbu söz, Avrupa insanı ile Türk insanı arasındaki değişiklikler ve her iki toplumun dürüstlük anlayışı hakkında konuşulurken edilmiş bir söz. Burada üstat meslektaşımız Avrupa insanının ne pahasına olursa olsun yolsuzluğa, haksızlığa başvurmayacağını belirterek kendisinin böyle bir davranışa yöneleceğini söyledi. Oysa ki, gerçek Türk insanı, Anadolu insanı davranışı bu değil...
     Türk insanı, daha da geniş bir deyimle Anadolu insanı kadercidir. Kadercilik sözü çoğu zaman olumsuz bir özellik olarak kullanılır duruma gelmiş olsa da içerdiği anlam itibariyle çok güzel bir erdemdir. Evet Anadolu İnsanı kadercidir. Kaderine rıza gösterir, boyun eğer, ram olur... Anadolu İnsanı kendi başına böyle bir durum geldiğinde üstat meslektaşımızın ortaya koyduğu şekilde davranmaz. "Her ne gelirse Allah'tan (c.c.) gelir, her şey Allah'ın (c.c.) takdiridir. O ne eylerse güzel eyler." der. Bu düşünce insanlara öylesine büyük bir güç verir ki, gencecik bir kızını toprağa veren bir babadaki azamete, vakara, dirayete şaşar kalırsınız. "Allah'tan (c.c.) geldik ve yine ona döndürüleceğiz!" düsturu ile en sevdiğinin ölümüne tek damla yaş dökmeyen insanlar görürsünüz Anadolu'da. İşte asıl erdem, asıl güç, asıl helal olsun denilesi tutum budur. Asıl eli öpülesi insan böyle davranan insandır. O nedenle; benim naçizane kanaatimce üstat meslektaşımızın sarf ettiği söz her ne kadar dürüstlük açısından takdir edilesi ise de, asıl olması gereken davranış, olaylara karşı geliştirilmesi gereken sağduyu azıcık da olsa tarif etmeye çalıştığım Anadolu İnsanı davranışı olmalıdır.

                                                                                                               Ümraniye, 04.01.2016


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder