22 Mayıs 2016 Pazar

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Yeni Anayasası

     Adalet ve Kalkınma Partisi yıllardır yeni Anayasa yapılması gerektiğini, hatta yeni Anayasa yapılmasının zorunlu olduğunu, ülkenin darbe Anayasası ile yönetilmesinin olanaksız olduğunu söylüyor.
     Evet, bakıldığında yıllardır tutarlı bir şekilde aynı şeyi söylüyorlar. Ancak; iş söze değil de, eyleme gelince dediklerini yapabilecekler mi bakalım?
     Herkesin görüş birliğine vardığı ortak bir nokta var. O da şu ki; Türkiye'nin yeni bir Anayasaya gereksinim duyduğu, Darbe Anayasası'nın antidemokratik olduğu, sivil bir Anayasa'ya gereklilik duyulduğu konusudur. Bu konuda herkes aynı düşüncede. Adalet ve Kalkınma Partisi'nden, Cumhuriyet Halk Partisi'ne, Halkların Demokratik Partisi'ne...
     Bir an şeytanın avukatlığını yapmak ya da aykırılık yapmak gerekirse;
     Doğrudur, yeni bir Anayasa gerekli, bu darbe Anayasası ile yönetim olanaksız. Kaldı ki, bu Anayasa yamalı bohçaya döndü.
     Ancak; şu anda iyi kötü bir Anayasamız var ve yürürlükte. Ülke 30 küsur yıldır bu Anayasa ile yönetiliyor. Bana göre, şimdiki iktidar darbe Anayasası kadar bir Anayasa bile yapamaz. Bunun en güzel örneği 2010 Referandumunda ortaya çıktı. 2010 Referandumunda yapılan değişiklikle HSYK'nın yapısını değiştiren Adalet ve Kalkınma Partisi, çok değil 2 yıl sonra kendi yaptığı Anayasa Değişikliğinin HSYK'nın demokratik olmayan bir yapıya girmesine çanak tuttuğunu söylemek ve savunmak durumunda kaldı. Yani, Adalet ve Kalkınma Partisi kendi getirdiği Anayasa maddesinin 2 yıl bile arkasında duramadı. Tümden yapacağı Anayasa için 3-5 ay sonra "Ya bu olmamış. Bunu değiştirmek gerekiyor." demeyeceği ne malum?!
     Sözün özü; Allah (c.c.) kimseyi kendi yaptığı Anayasa'nın antidemokratik bir yapıya neden olduğunu söylemek zorunda bırakmasın.
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder