2010
Yılı Avrupa Kültür Başkenti İstanbul Projesi kapsamında basılan kitaplardan
biri olan “İstanbul Masalları” adlı kitabın
“Altın Kıllı Devler Padişahı” adlı
masalının bir bölümünde masal kahramanı olan çocuk, kafasında altın kıllı
saçlar olan Devler Padişahının evine gider. Evde Devler Padişahının anasıyla,
yani Dev Anasıyla karşılaşır. Dev Anası, Devler Padişahı çocuğa zarar vermesin
diye çocuğu saklar ve Devler Padişahına bir oyun eder. Bundan sonrasını masalın
kendinden okuyalım: “…Dev ninesi çocuğu
çalar saatin içine saklamış. Gece olunca devler padişahı mağarasına gelip
odasına girmiş. Odada farklı bir koku duyunca birden hiddetlenip, “Burada insan
kokusu var.” diyerek sağı solu karıştırmaya başlamış.
Devler ninesi araya girip, “Ne
yapıyorsun oğlum, burada insanın işi ne? Dağıtıp durma ortalığı, daha yeni
topladım” diyerek azarlamaya başlamış…”
Elbette
ki her masalda olduğu gibi bu masal da mutlu bitmiş ve masalın kahramanları
muradına ermiş.
Benim dikkatinizi çekmek
istediğim nokta ise şudur ki: Gerçek yaşamda değil de masalda bile olsa, insan
değil de dev bile olsa, hatta dev değil de dev anası bile olsa, bir kadının kendi evinin dağıtılmasına tahammülü yoktur. O ev illa ve kat’a derli toplu
olmalıdır. Yoksa Devler Padişahı bile olsa kalayı yersin. Selametle…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder