"İnşallah yok. Yarın Galatasaray'ı yeneceğiz!" demişti Aziz Yıldırım Divan Kurulu toplantısında.
Evet Fenerbahçe kendi evinde yıllardır Galatasaray'a yenilmiyordu. Tamı tamına 16 yıl. Hatta 16 yıl önceki galibiyetten önce en son galibiyetini de 1993 yılında almıştı Galatasaray. Yani 22 yılda yalnızca 1 galibiyet. Topu topu 1 galibiyet. Bu çok ezici bir üstünlüğü ifade ediyor.
Evet Galatasaraylı oyuncular Kadıköy'e çıktıklarında ayakları titriyor. İstediklerini hiçbir zaman yapamıyor, sahaya yansıtamıyorlar.
Evet Fenerbahçeli oyuncular Kadıköy'de Galatasaray'a karşı oynarken kendilerine çok güvenliler, çok rahatlar. Bu durum zaten sonuçlara da yansıyor.
Ancaaaakk! Dün her ne hikmetse durum böyle olmadı. Fenerbahçe beklenenin aksine Galatasaray'ı yenemedi. Karşılaşma 1-1 bitti. Haa! Galatasaray Fenerbahçe'yi yenebildi mi? Elbette ki hayır.
İşin bana göre önemli noktası şurası: Fenerbahçe yıllardır her karşılaşmada Kadıköy'de Galatasaray'a karşı iyi oynuyor, rahat oynuyor. (Hatta Galatasaray'ın Fenerbahçe'yi içeride dışarıda neredeyse 3 yıl yenemediği bir dönem bile oldu.) Galatasaray'da hep kötü oynuyor. Aslına bakılacak olursa dün de aşağı yukarı aynı oldu. Özellikle ilk yarı Fenerbahçe çok üstündü. İkinci yarı Galatasaray topu biraz daha sahip oldu ama bu pozisyon üretmeye yaramadı. Galatasaray hiçbir şey yapamadı. Gel gelelim, doğru düzgün pozisyonu olmayan bir karşılaşmada hem de Kadıköy'de Fenerbahçe'ye karşı golü bulup 1 puanı almasını bildi. Hem de golü 1.76 boyundaki Olcan Adın 1.88'lik Joseph De Souza ile Abdullaye Ba arasından kafa ile attı.
Ben bunu sadece ve sadece Aziz Yıldırım'ın böylesine iddialı konuşmasına bağlıyorum.
Gerek var mıydı böyle kaderi, kısmeti reddedercesine iddialı konuşmaya? Zaten böyle iddialı olsan da olmasan da kazanıyorsun. Neyin hırsı bu, neyin saldırısı?
Sonuç olarak dün gece Galatasaray'ın galibiyetsizlik serisi 17 yıla çıktı. Kim bilir kaç yıl daha sürer bilinmez.
Dün akşamki karşılaşmanın benim açımdan anlamı şu oldu.
Fenerbahçe Kadıköy'de genelde oyun olarak Galatasaray'ı eziyordu. Bu durumun değiştiğini dün farkettim. Son yıllardaki karşılaşmalara baktığımızda Fenerbahçe yense bile ne oyun olarak ne de sonuç olarak Galatasaray'ı ezen, ağır galibiyetler elde edemiyor. Dünkü beraberlik, geçen yılki son dakikalarda gelen golle kazanılan 1-0'lık galibiyet, ondan önceki şampiyon olunan yılda 2-0'lık galibiyet, ondan önceki yıl 0-1 geriden gelerek 2-1 kazanılan karşılaşma ve ondan önceki iki yıl gelen beraberlikler.
Bu seri uzadıkça Fenerbahçe de kendi üzerinde daha büyük baskı hissediyor sanırım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder